SAĞLIKLI BESLENME” DİYETİSYEN İREM ÜNAL “SAĞLIKLI BESLENMENİN VÜCUDUN İHTİYAÇ DUYDUĞU BESİNLERİN YETERLİ,DENGELİ VE DÜZENLİ BİR ŞEKİLDE ALINMASI İLE SAĞLANIR”

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Diyetisyeniİrem Ünal, Sağlıklı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besinlerin yeterli,dengeli ve düzenli bir şekilde alınması ile sağlanabildiğini, yalnız alınması gereken besin ihtiyacının kişiden kişiye farklılık göstermekte olduğunu kişinin yaşı, cinsiyeti, boyu,çalışma durumu, fiziksel aktivite alışkanlıkları, gebe, emzikli ve hastalık gibi özel durumları alınması gereken besinlerin kalori hesabında belirleyici kriterler olduğunu söyledi.

    Diyetisyenİrem Ünal, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde, halkı sağlık konusunda bilgilendirmek amacıyla düzenlenen konferanslar dizisi kapsamında, ‘’Sağlıklı Beslenme’’yi anlattı.

   Beslenmenin sağlığı etkileyen en önemli çevresel faktör olduğunu vurgulayan Diyetisyen Ünal;  “Yanlış beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak şişmanlık, raşitizm, kansızlık gibi bir çok hastalığın yanı sıra kişide şişmanlık veya zayıflığa bağlı içine kapanıklık , toplum içine girememe suçluluk duygusu, depresyon ve bunların tedavisi için harcanan bir bütçe beraberinde gelmektedir. “  dedi.

    Sağlıklı beslenmemiz için gerekli olan besinlerin, vücudumuzda sağladığı yararlar bakımından beş grupta toplanmakta olduğunu belirten Ünal  “İyi kalite protein ve minerallerden zengin olan et, balık, tavuk, yumurta ve kuru baklagiller bir grubu oluşturmaktadır.Bu gruptaki yemekler genelde sofralarımızda ana yemek olan sunulurlar.Kan yapımı, kasların güçlenmesi ayrıca büyüme ve gelişme için gereklidir.Özellikle balıklar vücut için gerekli esansiyel yağ asitleri bakımından zengindir.Her yaştaki insanın haftada en az bir kez balık tüketmesinde yarar vardır.Gelişme çağındaki çocukların günde bir yumurta, öğle ve akşam yemeklerinde et, balık, tavuk ve kuru baklagillerin birini tüketmesi gerekir.İlerleyen yaşlarda bu besin grubunu tüketirken dikkat edebilecekleri birkaç öneriyi şu şekilde sıralayabiliriz; et grubunun kendi yapısında yağ bulunması sebebiyle etli pişirilen yemeklere yağ konulmasına gerek  yoktur.Bu gruptaki besinleri sebzelerle karışık pişirerek daha bir öğün tüketilmesi sağlanabilir.Tavuk ve hindinin göğüs eti but kısmıyla aynı protein içeriğine sahiptir.Bu nedenle buttan gelecek yağı azaltmak için göğüs etini tercih etmeliyiz.Kuru baklagiller bitkisel protein oldukça zengin ve düşük yağ içerikli lifli besinlerdir.Özellikle kolesterol yüksekliğinde haftada bir tüketilmesinde fayda vardır.

     Süt. yoğurt , peynir ve diğer süt ürünleri başka bir besin grubunu oluşturmaktadır. Bu besinlerde protein bakımından zengin ayrıca kalsiyum içeren besinlerdir.Büyüme ve gelişmede, kemik ve dişlerin gelişiminde, sinir ve kasların düzenli çalışmasında fayda sağlamaktadır.Aynı zamanda A ve bazı B grubu vitaminlerinden de zengindir.Özellikle gelişme çağında sabahları bir kibrit kutusu peynir ve günde iki su bardağı süt veya yoğurt tüketmek gerekir.Süt sevmeyen çocuklar için  peynir ve yoğurdun miktarını arttırarak veya diyetine sütlü tatlılar ilave ederek günlük alması gerekli kalsiyum sağlanabilir.

      Diğer bir grup ise sebze ve meyvelerdir.Bu gruptakiler de özellikle C, A, E ve daha birçok vitamin çocuğun büyümesi ve hastalıklardan korunması açısından gereklidirler.Gün içinde sebze ve meyvelerden 4-5 porsiyon tüketmek gerekir.Bunlardan birini sebze yemeği, diğerini etli bir yemeğin yanında sulama diğer üç porsiyonu da meyve şeklinde tüketebiliriz.

      Vücudun enerji kaynaklarından olan bir grup ise tahıllardır.Aynı zamanda bitkisel proteinler ve B grubu yönünden zengindir.Ekmek çeşitleri, pilavlar, makarna  her türlü hamur işi ve unlu tatlılar bu gruba girmektedir.Kişinin çalışma durumuna göre 6-10 dilim arası ekmek yenilebilir.Ekmekten azaltarak pilav ve makarna ( 4-5 yemek kaşığı) çorba gibi ilaveler yapılabilir.Yetişkinler bu grupta tercihlerini esmer pirinç, kepekli ürünler gibi daha lifli besinlerden yana kullanabilirler.Çocukların çok fazla karbonhidrat ağırlıklı beslenmelerini engellemek için bu besinleri zenginleştirip yemelerini sağlayabiliriz.Yoğurtlu veya peynirli makarna gibi …

       Diğer bir grup ise yağlar ve tatlılardır.Bu grupta tereyağı A vitaminden, bitkisel yağlar E vitamininden pekmez demirden zengindir. Gününü genellikle oturarak geçiren yetişkin biri için günlük toplam 1-2 yemek kaşığı yağ ve 1-2 yemek kaşığı şeker, bal, reçel, pekmez türü bir besin yeterli gelir.Tabi bu miktar kişinin günlük aktivitesi arttıkça artar.”  şeklinde açıklamada bulundu.

     Şişmanlığın alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olması olarak tanımlandığını söyleyen Ünal Şöyle devam etti ; “Genetik yatkınlık, endokrin faktörler, psikolojik durum, fiziksel aktivite ve alışkanlıklarda şişmanlığa zemin hazırlamaktadır.Ailesel yağ hücreleri fazlalığı, hormonların düzensiz çalışması, strese bağlı kişinin kendini yemeğe vermesi, aşırı hareketsiz yaşam, kişinin yanlış beslenme alışkanlıklarından vazgeçememesi –aşırı çerez, çikolata yemek- gibi faktörlerde şişmanlığa sebep olmaktadır.”

   Diyetisyen Ünal,  konferansının ardından katılımcıların yönelttiği soruları yanıtladı 

   Bu arada, katılımcıları bilgilendirmek amacıyla Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Halkla İlişkiler Sorumlusu Hande Direkçi hastaneye ilişkin genel bilgi sundu, Kurum İlişkileri SorumlusuAylin Doğanise hastanenin anlaşmalı olduğu resmi ve özel kurumlara ilişkin bilgi aktardı.

 

Paylaş:

Güncelleme Tarihi: