• BEYİN OMURİLİK VE SİNİR CERRAHİSİ /

Beyin kanamaları

Beyin kanaması, beyin dokusu içerisinde ya da etrafındaki zarlar (Meninksler) arasında kan birikmesi sonucu ortaya çıkarak yaşamı tehdit eden ciddi bir durumdur. Genellikle beyni besleyen arterlerin veya venöz bir damarın yırtılması sonucunda ortaya çıkar.

Kanamaların, bulunduğu yere göre ‘beyin dokusu içinde (İntraserebral)’ veya ‘beyin zarları arasında (Subaraknoid, subdural ve epidural)’ şeklinde sınıflandırılır.

Beyin içine olan kanamalar, en yaygın beyin kanamalarıdır ve sıklıkla yüksek tansiyondan kaynaklanır. Beyin zarları arasında oluşan kanamalar ise ağırlıklı olarak kafa travmaları veya beyin damar baloncuğu (Anevrizma) yırtılması sonucu oluşan kanamalar olarak karşımıza çıkar. Gelişmiş ülkelerde beyin damar hastalıkları kalp hastalıkları ile kanserin ardından en çok yaşam kaybına ve sakatlığa sebep olan hastalık grubunu oluşturur.

Beyin kanamaları bir tür ‘inme’ olarak sınıflandırılır. Beyin içinde meydana gelen kanamalar inmelerin yaklaşık yüzde 10 ila yüzde 20'sini oluşturur ve damar tıkanıklığına bağlı oluşan inmelerden daha fazla hastalık ve ölüme neden olur. Ailede beyin kanaması geçiren bireyin olması bu riski artıran faktörlerdendir ve toplumun her kesiminden insanları etkileyebilir.

 

Beyin kanamasının nedenleri

Beyin kanamasının birçok nedeni olabilir. Travmalar dışındaki beyin kanamaları yaş ve birtakım hastalıklarla ilişkilendirilir.

Beyin kanamasının genel olarak nedenleri ve kanama oranları şu şekilde sıralanabilir:

  •  Hipertansiyon (Beyin kanamalarının en sık nedenidir),
  •  Amiloid anjiyopati (Yüzde 7-12, beyin damar duvarlarında amiloid adı verilen proteinlerin birikmesine bağlı damar yapısının bozulması),
  •  Kan sulandırıcıların kullanımı (Yüzde 10),
  •  Kanama pıhtılaşma bozukluğu yapan hastalıklar (Hemofili vb.),
  •  Kafa travmaları,
  •  Önceden geçirilmiş iskemik inme (Damar kan akımı azalmasına bağlı felçlik)
  •  Beyin tümörleri (Yüzde 5-10),
  •  Arteroskleroz (Beyin damar duvarında yağ plaklarının birikmesine bağlı damar sertlikleri),
  •  Serebral anevrizma  ve arteriovenöz malformasyon (Yüzde 5, beyin damar baloncukları ve doğuştan meydana gelen damar yumakları),
  •  Aşırı sigara ve yoğun alkol kullanımı,
  •  Uyuşturucular (Eroin, kokain, amfetamin),
  •  Eklampsi (Hamilelikte ortaya çıkan ve hipertansiyon ve kan tablosunda bozukluğa neden olan hastalık).

Beyin kanamasında hangi belirtiler görülür?

Belirtiler, kanamanın beynin hangi bölgesinde gerçekleştiğine, şiddetine ve etkilediği doku miktarına bağlı değişiklik gösterebilir.

Beyin kanamasının en sık görülen belirtileri:

  •  Baş ağrısı (Normalde baş ağrısı olan bir insanda baş ağrısı karakteri ve şiddetinde değişiklik),
  •  Bulantı ve kusma (Özellikle tekrarlayan ve fışkırır tarzda kusmalar),
  •  Konuşma bozuklukları (Konuşmada güçlük, anlamsız konuşmalar veya anlamada güçlük),
  •  Görme problemleri (Çift görme, görmede kısmi veya total kayıp),
  •  Vücudun bir tarafında his ve/veya güç azalması,
  •  Denge kaybı, yürümede güçlük,
  •  Zihinsel karışıklık, hafıza problemleri,
  •  Tepkilerde gecikme,
  •  Yutma güçlüğü, yüz felci,
  •  Bilinç bozuklukları bayılma, havale geçirme.

Beyin kanaması teşhisi nasıl konulur?

Beyin kanamaları hayatı tehdit eden bir durum olduğu için erken teşhis ve tedavi gerektirir. Öncelikle hasta ve/veya yakınından alınan tam bir anamnez (Hastanın durumu ile ilgili hikaye) ve ayrıntılı bir nörolojik muayeneden sonra nerede ise tüm acil servislerde bulunan bilgisayarlı beyin tomografisi ile kanamanın varlığı ve yeri tam olarak belirlenebilmektedir. Tomografi hızlı sonuç vermesi nedeni ile beyin kanamalarında ilk kullanılan görüntüleme yöntemidir.

Beyin kanaması tanısında ve nedenlerini araştırmada genel olarak aşağıdaki yöntemlerin kullanılır:

  • Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT),
  • Magnetik rezonans görüntüleme (MRG),
  • Beyin anjiyografileri (Beyin BT anjiyo, MRG anjiyo ve klasik kasıktan yapılan anjiyografi ile),
  • Lomber ponksiyon (Belden beyin omurilik sıvısı alınıp inceleme yapılması).”

Beyin kanamasının tedavisi nasıl olur?

Beyin kanaması ölüm riskinin olması, görme, konuşma bozuklukları ve güç kayıpları vb. beyin hasarlarına yol açması nedeni ile hemen tanı konulması uygun bir tedavi planlanması gereken acil bir durumdur.

Beyin kanamalarının genel olarak tedavi seçenekleri:

Medikal tedavi (İlaç tedavileri):

  • Yoğun bakımda izlem,
  • Beyin ödemini azaltan ilaçlar,
  • Gerekli durumlarda hastayı anestezik ilaçlarla uyutarak beyni dinlendirmek,
  • Havale geçirmesini önlemek için antiepileptik ilaçlar vermek.

Endovasküler tedavi:

Kasıktan özel kateterlerle girilerek anjiyografik yöntemlerle kanayan damarı tıkama, stentlerle damarı onarma veya beyin baloncuklarında baloncuğu özel malzemelerle kapatarak kanamalarını engelleme şeklinde yapılan tedavilerdir.

Cerrahi tedaviler:

  • Kraniotomi: Kafatası kemiğinin, kanama olan bölgeye uygun olan bölgesini özel cihazlarla kaldırıp kanın temizlenmesi sonrası kemiğin tekrar yerine yerleştirilmesi.
  • Burr-Hole ile yaklaşım: Kafatasına küçük delikler açarak kanı boşaltma.
  • Ventrikülostomi: Kafatasına açılan delikler yardımı ile beynin ortasındaki beyin omurilik sıvısı dolaşan bölgeden sıvı ve kanamayı boşaltarak beynin rahatlatılması.
  • Dekompresssif kraniotomi: Kafatası kemiğini kaldırıp kanı temizledikten sonra kemiği batın veya bacak bölgesinde cilt altına yerleştirerek muhafaza altına almak ve beyin rahatladıktan sonra (Yaklaşık 3-6 ay sonra) tekrar yerine tespit etmek.

Beyin kanamalarında uzmanlar tarafından tedavide hangi yolun izleneceğine karar verilmektedir. Beyin kanaması teşhis edilen her hasta ameliyat edilmemektedir. Bu kararda; hastanın muayenesi, klinik durumu, kullandığı özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, mevcut hastalıkları ve görüntüleme yöntemlerinde kanın miktarı ve yerleşim yeri gibi birçok faktör dikkate alınmaktadır. Tedavide bazen farklı görüşler olmaktadır. Örneğin tansiyon yükselmesine bağlı kanamaların tedavisi halen tartışmalı bir konudur.  Ağırlıklı kabul edilen görüş, bilinç düzeyi normal olan ve nörolojik kusurları hafif düzeyde bulunan hastalarda cerrahi tedavinin gerekli olmadığı, ağır komada göz bebeklerinde ışığa yanıtı olmayan hastaların da cerrahi tedaviden fayda görmeyeceğidir. Ancak yarı koma ya da uykuya eğilimli ve ağır nörolojik kusurları olan hastalarda ne yapılacağı tartışmalıdır. Bir grup bu hastaların cerrahiden fayda göreceğini başka bir grup ise ameliyat edilen veya ameliyatsız takip edilen hastalarda yaşam kaybı ve sakatlık açısından anlamlı farklılık olmadığını iddia etmektedir.

Sonuç olarak beyin kanaması olan hastaların şuur, nörolojik muayene, solunum ve sistemik değişikliklerin iyi değerlendirilebileceği yoğun bakım ünitelerinde takip edilmesi şarttır. Bu hastaların takip edileceği merkezlerin kolaylıkla tomografi, MR, anjiyografi imkanı olmalı ve beyin basıncını takip edebilecek monitörizasyonu vb. her türlü donanımı bulunmalıdır. Gereğinde kanamaya günün her saati hızlı müdahale edebilecek deneyimli nöroşirurji ekibinin olması gerekmektedir. Beyin kanaması teşhisi ile yoğun bakım ve/veya servis takibi yapılan, ameliyat ya da diğer tedavi yöntemleri ile takip edilen hastaların tedavi süreci ve sonrasında iyi bir rehabilitasyona ihtiyacı olabileceğinden bu donanım ve ekibin de olması şarttır.

Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2025-01-13 13:10:51
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.