• KALP HASTALIKLARI /

Ciddi Tehlike: Kalp damar hastalıkları

Kalp ve damar hastalıkları, bütün ülkelerde sık görülen çok ciddi bir hastalıktır. En fazla ölümle sonuçlanan hastalık olması itibariyle dünyada önemi gün geçtikçe daha da artmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarında genetik faktörlerin yanı sıra şeker, stres, sigara içimi, yüksek tansiyon, kolesterol gibi faktörler hastalığa yakalanma riskini arttırıyor. Uzmanlar, 40 yaş üstünde olup ailesinde kalp damar rahatsızlığı bulunanların, şeker, tansiyon, kolesterol gibi rahatsızlıklara sahip sigara içen kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğinin altını çiziyor.

GENETİK FAKTÖRLERİ ENGELLEYEMEYİZ

Kalp ve damar hastalıklarını etkileyen faktörlerin bir kısmı değiştirebilecek, bir kısmı da  değiştirilemeyecek faktörlerdir.

Kalp ve damar tıkanmalarında en önemli faktör, genetik faktörlerdir.  Anne, baba ya da kardeşlerinde kalp ve damar hastalığı görülen kişilerin kalp ve damar hastası olma riski normale göre 12 kat daha fazladır. Ailesinde erken yaşlarda kalp ve damar hastalığı geçirenlerde risk daha yüksektir.

Diyelim ki annesi 70 yaşında kalp krizi geçirmiş. Bu durum o bireyi çok etkilemez ama annesi eğer 40 yaşında kalp krizi geçirmişse bu durum riski daha çok arttırır. Bu gruptaki insanların daha sık kontrolden geçmesi gerekiyor. Genetik faktörleri değiştiremeyiz ama en azından hasta kalp sağlığı açısından risk gurubunda olduğunu bilir ve ona göre tedbir alır. Sigara içiyorsa onu bırakır, şekeri, kolesterolü yüksekse onun tedavisini görür. Spor yapmıyorsa, spora başlar, kiloluysa kilo verir, daha sağlıklı beslenir.

ŞEKER HASTALIĞI RİSK YARATIR

Kalp ve damar hastalığı riskini en fazla artıran diğer önemli faktör şeker hastalığıdır. Şeker hastalığı, koroner arter hastalığı olarak yorumlanabilir. Şeker hastalarının yarıdan fazlası ilerleyen yaşlarda kalp ve damar hastası oluyorlar. Şeker hastası olan bir hastanın kalp ve damar hastası gibi hareket etmesi gerekiyor. Örneğin kişinin 35 yaşında şeker hastalığı saptandıysa şu anda kalp ve damar hastalığı yoksa bile ileride kalp damarlarını etkileyecektir.

KOLESTROL SEVİYESİNE DİKKAT EDİLMELİ

Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında kolesterol önemli bir yer tutar. Bu hastalığın riskini taşıyan kişilerin kolesterolünü dengede tutması gerekir. Kolesterolle ilgili var olan bilgiler, ilaçlar binlerce araştırmanın, on yıllarca takibin sonucudur. Kolesterol seviyesi çok önemli ve belli özelliklerdeki hastalar için kolesterol seviyelerinin düşürülmesi gerekiyor. Mesela kalp hastasında kolesterol seviyesi çok daha düşük olması gerekmektedir, şeker hastalarında da öyle. Her yönüyle sağlıklı bir insanda çok az bir kolesterol fazlalığına izin verebiliriz. Ailesinde kalp hastası varsa, sigara içiyorsa, şekeri varsa bu grupta kolesterolü daha düşük tutmamız gerekiyor.

TANSİYON HASTALARI RİSK GRUBUNDADIR

Kalp hastalığına neden olan hastalıklardan biri de tansiyondur. Tansiyon toplumda her 4 kişiden birinde görülür.  

Bir hastalığın önemi toplumda yaygın görünmesi ve sonuçlarının kötü olmasıyla değer kazanır. Tansiyon rahatsızlığı da, çok sık görülmesi, kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, görme bozukluğu gibi önemli hastalıklara sebep olmasından dolayı çok önemli bir hastalıktır. Yüksek tansiyonlu kişilerde kalp ve damar hastalığı riski daha fazladır. Kalp krizi riski de daha fazladır. Yüksek tansiyonu olanlar riskli gurupta oldukları için bu grup hastaların da kalp hastalığı açısından sıkı takip altında olmaları gerekir. 

SİGARANIN ETKİSİ

Sigara içimi de kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda bağımsız bir etkendir. Sigara içenlerde kalp ve damar hastalığı görülme riski sigara içmeyenlere oranla 2 - 3 kat daha fazladır. Sigara bırakmakla kalp krizi riski süratle düşer.

ERKEKLERDE GÖRÜLME ORANI DAHA YÜKSEKTİR

Erkeklerde kalp ve damar hastalıkları bayanlara göre ortalama 10 yaş erken görülür. 40 yaşın üstündeki erkekler risk grubundadır.  

40 yaş üstünde bir erkek olmak, tek başına bir risk faktörüdür ve risk faktörlerinden kaç tanesinin bir arada olması kalp hastalığına yakalanma riskinin de o kadar fazla olmasına yol açar.

Genetiğinde kalp hastalığı var, yüksek tansiyon hastası, erkek, sigara içiyor, şekeri var, kolesterolü yüksek vb. bütün bunlar bir araya geldiğinde risk çok daha yüksektir. Diğer yandan bu faktörlerden hiçbirisi yoksa kalp hastası olma riski o derece düşük olacaktır.

STRES, HAREKETSİZLİK VE KÖTÜ BESLENME

Kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında yukarıda sayılan majör faktörlerden başka minör faktörlerin de bulunmaktadır.  

Stres, minör bir faktördür ve kalp hastalığı riskini artırır. Kötü beslenme alışkanlıkları, katı yağdan zengin gıdalar almak, kalorisi yüksek gıdalarla beslenmek, bitkisel gıdalar almamak, fast food gıdalarla beslenmek kalp ve damar hastalığı riskini arttırır. Aşırı kilo yine minör bir faktördür. Aşırı kilo riski arttırır ama bu artış bir şeker hastalığındaki kadar yüksek değildir, sigara içimindeki kadar değildir. Hareketsiz bir yaşam da kalp ve damar hastalığı riskini arttırır. Düzenli spor yapanlarda kalp ve damar hastalığına yakalanma riski daha düşüktür.

YILLIK KONTROLLER YAPILMALI

Sigara içen, tansiyonu ve kandaki yağ oranları yüksek olan, hareketsiz bir yaşam süren, strese maruz kalan kişilerin yıllık kontrollere girmesi gerekir.

 

Yıllık kontroller sıklıkla 30 yaşından sonra tavsiye edilir, 30 yaşından 40 yaşına kadar genellikle 2 yılda bir, 40 yaşından sonra yılda bir defa kontrol önerilir.

KORONER KALP HASTALIKLARININ KENDİNİ GÖSTERME ŞEKİLLERİ

Kalp ve damar hastalıkları değişik forumlarda kendini gösterir. Örneğin ani ölüm kalp ve damar hastalığının ortaya çıkma şekli olabilir. Kişi şu ana kadar bilinen hiçbir kalp hastalığı olmadığı halde bir anda hayatını kaybedebilir. Şimdiye kadar hiçbir belirti vermemiştir ama yapılan otopside kalp damarlarının tıkanık olduğu ortaya çıkmıştır.

Kalp ve damar hastalıklarının diğer bir kendini gösterme biçimi kalp krizi şeklinde olabilir. Kalp ve damar tıkanması olduğu bu şekilde ortaya çıkabilir.  Bir üçüncüsü özellikle efor sırasında göğüse gelen ağrı şeklinde kendini gösterebilir. Özellikle soğuk havalarda, tok karnına ve rüzgâra karşı yürümek, elinde bir yük varken, rampa yukarı yürümek, merdiven çıkmak gibi hallerde göğüste ağrı olması, kalp ve damar tıkanması belirtileridir. Bunlar kalp ve damar hastalıklarının çıkış şekli, kendini gösterme şekli olabilir.

Kalp yetmezliği hastalığın kendini gösterme şekillerinden biridir ve  hastalığın birtakım belirtileri vardır.  

Kalp yetmezliği ilk evrelerinde erken yorulma, başkalarının yürüdüğü ve yorulmadığı hallerde yorulma vb. kendini gösterebilir.  Hastalığın ileri evrelerinde belirtiler düz yolda ve kısa mesafelerde yorulma olarak kendini gösterebilir. Aşırı nefes darlığı olur. 5 kat merdiven çıkınca hepimiz yorulabiliriz ama eğer ilk katta yoruluyorsak bu patolojik olabilir. 10 km gidersen de yorulursun ama kişi ‘100 m yürüyünce yoruldum’ diyorsa altında kalp yetmezliği olabilir.

Kalp ve damar hastalıklarını diğer bir kendini gösterme şekli kalp bloklarıdır. Kalp damar tıkanmalarına bağlı kalp blokları görülebilir. Kalp blokları kalp atışlarının yavaşlamasıdır. Kişinin kalbi dakikada 80 atarken bir bakıyorsunuz 40’a düşüyor. Kalp ve damar rahatsızlıkları bütün bu forumlardan biri olarak karşımıza çıkabilir. Çıkan bu foruma göre hareket etmek gerekir.

HASTALIK ÇEŞİTLİ TESTLERLE TESPİT EDİLEBİLİR

Kalp ve damar hastalıklarında hastalığı tespit etmek için çeşitli testler kullanılır. Hepsinin temelinde damarların tıkanması olduğu için şüphelenilen hastada damar tıkanmasını gösterebilecek testler yapılması gerekir. En basiti elektrokardiyografidir (EKG). Bazı bulgular damar tıkanması olabileceğini gösterir. Bütün bunlar görülürse altında bir damar problemi olabileceği düşünülür. Efor testi yapılabilir. Damar tıkanmasını saptama şansı EKG’ye göre daha fazladır ama hiçbir zaman yüzde 90’ların üzerinde değildir. Bir efor testinde tıkanmayı yakalama şansı bayan ve erkekte farklıdır. Bu oran erkekte yüzde 70, bayanlarda yüzde 50 civarındadır.

Efor testi yapıldığı halde damar tıkanıklığı olmasına rağmen bu yakalanmayabilir.  Doktorun kalp hastalığı ile ilgili kuvvetli şüphesi varsa daha üst bir teste geçilebilir. Sintigrafi yapılabilir. Bu testle kalp damar tıkanıklığını yakalama oranı yüzde 85’lere çıkabilir. Bu testin özellikle kilolu insanlarda yanılma payı yüksektir. Hekimin ciddi şüpheleri varsa yine bir üst teste geçilebilir ki bu da halk arasında bilinen adıyla katetersiz anjiyodur. Bilgisayarlar yardımıyla, damara ilaç verilerek yapılan bir testtir. Bunda yüzde 95’e yakın bir oranda kalp damar tıkanıklığının yakalanma şansı vardır.

EN İYİ YÖNTEM KORONER ANJİYODUR

Tıkanmayı en iyi gösteren test koroner anjiyodur. Diğer testler normal olmasına rağmen kişinin nefes darlığını, göğüs ağrısını başka testlerle izah edilemiyorsa, bu kişilere koroner anjiyo tavsiye edilir. Koroner anjiyoyu tecrübeli bir kişi yapıyorsa yüzde 99’luk bir oranda doğru sonuç alınabilir. Anjiyoda damar problemini saptadıktan sonra tedavi için 3 tane seçenek oluyor. Birincisi ilaç tedavisi. Damardaki darlıkların seviyesine, derecesine göre ilaç tedavisi tavsiye edilir. İkinci tedavi seçeneği balon - stend, üçüncü tedavi seçeneği ameliyattır. EECP yöntemi de seçenekler arasındadır. Türkiye’de çok yaygınlaşmamış bir yöntem ve sadece 5-6 merkezde uygulanıyor. Hastanemizde de yıllardır uygulanıyor. Diğer tedavi yöntemlerine uygun olmayan hastalarda, ameliyata, balon – stent uygulamasına uygun olmayan hastalar için bir tedavi yöntemidir. Hasta günde bir kere bir cihaz yardımıyla vücuda belli bir egzersiz yaptırarak yeni kılcal damarların gelişmesine katkı sağlanıyor. Uygulamaya 7 hafta devam ediliyor.

 

Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2022-07-01 16:38:55
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.