• ENDOKRONOLOJİ /

Glüten intoleransı

Glüten intoleransı “Çölyak dışı glüten duyarlılığı” olarak da bilinmektedir. Toplumun yüzde 10-15 kadarında görülen glüten intoleransında ishal, şişkinlik, karında huzursuzluk veya ağrı gibi yakınmalar yanında baş ağrısı, halsizlik, dikkat eksikliği ve ağız içinde tekrarlayan yara gibi diğer bulgular da görülebilir.

Glüten; buğday, arpa, çavdar, yulaf vb. tahıllarda bulunan bir proteindir. Çölyak, glüten intoleransı, dermatitis herpetiformis ve glüten ataksisi glüten ile ilişkili hastalıklardır. 

Yaklaşık 40 yıl önce tanımlanan glüten intoleransı klinik olarak Çölyak hastalığına benzeyen ancak laboratuvar testleriyle Çölyak hastalığından ayırt edilen bir klinik durumdur. Çölyak hastalığı ise glüten intoleransının en şiddetli formudur.

ÇÖLYAK HASTALIĞI

Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olanlarda glüten maruziyeti ile gelişen ince bağırsağın emilim bozukluğudur. Çocukluk ile erişkinlik dönemlerini etkileyen bu hastalık her yaşta ortaya çıkabilir.

En sık görülen şikâyetler karında ağrı, şişkinlik, kilo kaybı ve kronik ishaldir. Çölyak hastalığında tip 1 diyabet ve lenfoproliferatif hastalıklarla ilişki gösterilmiş olup artmış ölüm oranı görülebilmektedir. Çölyak hastalığı taramasında anti gliadin (AGA), anti endomisyum (EMA) ve anti doku transglutaminaz (TTG) antikorları kullanılmaktadır.

Antikor pozitif olup histolojik olarak Çölyak hastalığı kriterlerini karşılamayan hastalar potansiyel Çölyak hastası olarak değerlendirilmektedir. Şikâyetleri olup antikorları negatif bulunan, biyopside Çölyak hastalığının tanısal özellikleri taşımayan ve glütensiz diyete yanıt alınan hastalarda glüten intoleransı düşünülmelidir.

GLÜTEN İNTOLERANSI

Glüten intoleransı “Çölyak dışı glüten duyarlılığı” olarak da bilinir. Toplumun yüzde 10-15 kadarında glüten intoleransının görülür.  

Glüten maruziyetiyle tipik şikâyetleri olup buğday alerjisi olmadığı tespit edilen, laboratuvar testleri negatif olan ve biyopside ince bağırsak yapısı normal olanlarda glüten intoleransı akla gelmesi gerekir.

Glüten intoleransı yönelik henüz tanımlanmış bir belirteç bulunmamaktadır. Glüten intoleransında da Çölyak hastalığı gibi genetik yatkınlık saptanmıştır. Glütene maruz kalma ile tipik şikayetleri olan hastalarda EMA ve TTG antikorları negatif ve ince bağırsak biyopsisi normal olarak tespit edilirse glüten intoleransı akla getirilmelidir. Uygun hastalara buğday alerjisine yönelik cilt testi ve Ig E ölçümleri yapılabilir.

Glüten intoleransında ishal, şişkinlik, karında huzursuzluk veya ağrı gibi yakınmalar yanında baş ağrısı, halsizlik, dikkat eksikliği ve ağız içinde tekrarlayan yara gibi diğer bulgular da ortaya çıkabilir. Glüten intoleransı gastrointestinal yakınmalarla irritabl bağırsak sendromu ile benzerlik gösterirken, glütensiz diyete yanıt alınmasıyla Çölyak hastalığına benzemektedir.

Karın ağrısının sindirim sistemi hastalıklarının sık görülen belirtilerinden birisidir. Glüten intoleransında karın ağrısı tek başına görülebildiği gibi şişkinlik, ishal ve kabızlıkla beraber de görülebilir.  

Glüten intoleransı olanların yüzde 80’inden fazlasında glüten içeren gıdalar yenildikten sonra karın ağrısı veya rahatsızlık hissi ortaya çıkar. Şişkinlik glütene duyarlı olan kişilerin en yaygın şikâyetlerinden biridir ve glüten intoleransı olanların büyük çoğunluğunda şişkinlik belirtisi vardır. Özellikle yemek yedikten sonra karnın aşırı şişmesi şeklinde hissedilen rahatsızlık verici bir durumdur. Bu nedenle hastalar sıklıkla doktora başvururlar. Glüten intoleransı olan hastaların çoğunda barsak hareket bozukluğu da görülür. Hastaların yarısında ishal görülürken kabızlık yakınması ile doktora başvuran hastalar da bulunmaktadır.

Baş ağrısı yakınması glüten intoleransı olan hastalarda sık olup, migren tipi baş ağrısıyla daha fazla karşılaşılır. Sebebi açıklanamayan baş ağrısı ile sindirim sistemi yakınmaları birlikte görülüyor ise glüten intoleransı olasılığını akla getirmekte fayda var. Yorgunluk pek çok hastalığın ortak bulgusudur. Altta yatan farklı bir hastalık saptanamadı ise bu durumda glüten intoleransı olasılığını düşünmek gerekir.

Glüten intoleransı olan bireylerde özellikle glüten içeren yiyecekleri yedikten sonra yorgunluk hissi ortaya çıkabilir. Çalışmalar glüten intoleransı olan bireylerin en az yarısında halsizlik ve yorgunluk olduğunu göstermiştir. Glüten intoleransı olan hastalarda demir eksikliği anemisi de görülebileceğinden hastalarda yorgunluğa bu da katkıda bulunabilir.

Sindirim sistemi yakınmaları olanlarda depresif ruh hali daha sık görülür. Glüten intoleransı olanlarda depresyona eğilim artar. Glüten intoleransının depresyona nasıl sebep olabileceğini açıklamaya çalışan birkaç teorinin bulunmaktadır. Bunlardan biri mutluluk hissi ile ilişkisi gösterilen serotonin düzeylerindeki değişikliklerdir. Anksiyete ve panik atak da glüten intoleransı olanların yatkın oldukları diğer ruhsal bozukluklardır. 

Glüten intoleransının dikkat çeken bir diğer belirtis de kollar ve bacaklarda hissizlik veya karıncalanmalardır. Benzer durum B12 vitamini eksikliği, diyabetliler veya alkol tüketiminde bağlı olarak da görülebilmektedir. Glüten intoleransına sahip kişilerde kol ve bacakta uyuşukluk daha fazla görülmektedir. Çölyak hastaları tedavisiz kaldığında osteoporoz, kısırlık ve kanser riski artmaktadır. Glüten intoleransı olanlarda da kısırlık riskinin arttığını düşündüren veriler mevcuttur. Glüten intoleransı her ne kadar sağlık problemlerine yol açsa da kanser riski artışı ve bağışıklık sisteminin diğer hastalıkları ile ilişkisi gösterilememiştir.

Glüten intoleransının belirti ve bulguları:

Bağırsak

  • Karın ağrısı (Sıklıkla)
  • İshal
  • Bulantı
  • Kilo kaybı
  • Karın şişliği, karında gaz oluşumu 

Cilt 

  • Kızarıklık
  • Egzema

Genel

  • Baş ve eklemde ağrılar
  • Kaslarda kramp
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma
  • Kronik yorgunluk 

Hematolojik

  • Anemi

Davranışsal

  • Dikkat bozukluğu
  • Depresyon
  • Hiperaktivite

Diş-Ağız

  • Kronik ülseratif stomatit
Prof. Dr. Mehmet BAŞTEMİR
ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI
Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2022-07-01 13:24:31
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.