• FİZİK TEDAVİ /

Kafa Travmalarında Rehabilitasyon: Süreç, Yöntemler ve İyileşme Aşamaları

Travmatik beyin hasarı (TBH), genellikle trafik kazaları, yüksekten düşmeler, darp, spor kazaları, patlamalar ve doğal afetler vb. gibi dış etkenler sonucu gelişen, beyin fonksiyonlarında geçici veya kalıcı bozulmalara yol açan bir durumdur.

Travmatik beyin hasarı bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen, uzun vadeli fiziksel, bilişsel, duygusal ve davranışsal sorunlara neden olabilir.

Travmatik beyin hasarı; Glasgow Koma Skalası, bilinç kaybı süresi ve posttravmatik amneziye göre hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Travmatik beyin hasarı sonrası oluşabilecek bozukluklar, hasarın yerine ve şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir. Motor kayıplar (Kas gücü, tonus, denge, koordinasyon), kranial sinir disfonksiyonları, yutma bozuklukları, ağrı, kontraktürler vb. gibi fiziksel problemler görülebilir. Aynı zamanda depresyon, saldırganlık, kişilik değişimleri gibi davranışsal sorunlar ve dikkat, hafıza, öğrenme, konuşma gibi kognitif işlevlerde bozulmalar da yaygındır. Özellikle frontal ve temporal lob hasarları kognitif bozukluklardan sorumludur.

Rehabilitasyon süreci bireyin bağımsızlığını artırmayı, komplikasyonları önlemeyi ve fonksiyonları en üst düzeye çıkarmayı amaçlar. Rehabilitasyon, akut dönemde hasta komada dahi olsa başlamalıdır. Bu dönemde pasif mobilizasyon, pozisyonlama, bası yarası ve kontraktürlerin önlenmesi, solunum fonksiyonlarının desteklenmesi önceliklidir. Trakeostomi, PEG (Perkütan Endoskopik Gastrostomi), santral kateter gibi durumlar rehabilitasyona engel değildir. Ayrıca oral beslenme öncesi yutma değerlendirmeleri ve gerekiyorsa PEG desteği ile güvenli beslenme sağlanmalıdır.

Akut dönemdeki rehabilitasyonun amacı komplikasyonları en aza indirmek, çevreyle iletişim kurmak ve motor kayıpları azaltmaktır. Bu amaçla postür değişiklikleri, pasif hareketler, sensorial uyarılar ve solunum rehabilitasyonu uygulanır. Mobilite çalışmaları; pozisyonlama, oturma dengesi, denge reaksiyonları, transfer eğitimi, endurans ve fonksiyonel egzersizleri içerir. Yutma rehabilitasyonunda ise aspirasyon riskini azaltmak, uygun diyet modifikasyonları, motor-sensorial egzersizler ve elektrik stimülasyonu kullanılabilir.

Kronik dönemde rehabilitasyon daha kapsamlıdır. Fizyoterapi, ergoterapi, konuşma terapisi, kognitif rehabilitasyon, psikososyal destek ve mesleki adaptasyon hedeflenir. INCOG (International Group of Researchers and Clinicians - Uluslararası Araştırmacılar ve Klinisyenler Grubu) rehberlerine göre fizyoterapistlerin dikkatli, yapılandırılmış ve bireye özgü terapi uygulamaları önerilmektedir. Dikkat dağıtıcı ortamların azaltılması, kısa ve net talimatlar verilmesi, güvenliğin sağlanması, fiziksel ve bilişsel yorgunluğun göz önünde bulundurulması önemlidir.

Sanal gerçeklik ve vestibüler rehabilitasyon yöntemlerinin denge, yürüyüş, kognisyon ve endurans üzerindeki etkilerinin olumlu olduğunu gösterilmiştir. Bunun yanında egzersizin kognitif fonksiyonlar üzerine olumlu etkisi kronik dönemde daha belirgindir. Klinik deneyimlere göre pozisyonlama ihmali komplikasyonların habercisidir. Kısa cümleler, göz teması, ikili görev egzersizleri, duyusal-motor bütünlüğü ve bireye özgü programlar etkinliği artırmaktadır.

Sonuç olarak TBH sonrası rehabilitasyon; erken, yoğun, çok disiplinli ve bireye özel bir yaklaşımı gerektirir. Amacımız; hastanın maksimum fonksiyonel bağımsızlığa ulaşarak kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.

Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2025-11-25 16:59:49
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.