• ÇOCUK HASTALIKLARI /

Yaz ishalleri

Havaların ısınmasıyla birlikte bebekler ve çocuklarda sık görülen yaz ishalleri, gerekli önlemler alınmadığı takdirde önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Çocuklarda ishal ve kusmanın aynı anda görülmesi durumunda, yeterli sıvı takviyesi hayati önem taşıyor. 
 
Özellikle küçük yaştaki çocuklarda hayati tehlikeye yol açabilecek yaz ishallerinin belirtileri konusunda ebeveynlerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Hastanemiz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Almacıoğlu, yaz aylarında çocuklarda çok sık rastlanan yaz ishalleri ile ilgili bilgi verdi.

Can kayıplarına sebep oluyor!

Gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yılda ortalama 3 ishal atağı geçirdiğini belirten Dr. Almacıoğlu, her yıl dünya genelinde yüzde 80’i süt çocuğu olmak üzere beş milyondan fazla kişinin ishal nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.
 
0-14 yaş grubu çocuk ölümlerinin yüzde 8,4’ünün ishalli hastalıklardan kaynaklandığını kaydeden Dr. Almacıoğlu, “Bu ölümlerin çoğu Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde görülmektedir. İshal ölümlerinde azalma olmasına karşın, önceki yıllarla karşılaştırıldığında, ülkemizde ishal sıklığında gerileme olmamıştır. İshalli hastalıklar önceki yıllara benzer sıklıkta görülmeye devam etmektedir” dedi.

İshal nedir?

“İshal kelimesi Arapçada bağırsakların akıcı hale gelmesi anlamında, diğer kullanımı olan ‘Diyare’ ise eski Yunanca ’da akıp gitme anlamında kullanılırken, tıp biliminde  ‘Gastroenterit’ olarak adlandırmaktadır” diyen Dr. Almacıoğlu, yaz ishallerinin genelde akut (7 günden az süren) veya uzayan (14 günden az süren) ishaller olarak sınıflandırıldığını bildirildi.
 
İshalin genel olarak ateş veya kusma ile birlikte veya bunlar olmaksızın dışkının kıvamında gevşeme (cıvık veya sıvı) ve/veya dışkılama sıklığında artış (tipik olarak 24 saat içinde 3 veya daha fazla sayıda) şeklinde görüldüğünü anlatan Dr. Almacıoğlu, “Ancak, özellikle yaşamın ilk aylarında dışkılama sayısından ziyade dışkı kıvamının daha önceki dışkı kıvamına göre değişmesi ishalin daha iyi bir göstergesidir” diye konuştu.
 
Yeni doğan bebekte kıvamının normal olması durumunda günde 3-5 defa dışkılamanın normal kabul edildiğini anımsatan Dr. Almacıoğlu, şöyle devam etti:
 
Bu gaita sayısı geçiş döneminde (3-15. günlerde) 8-10’u bulabilir. Anne sütü alan bebeklerde bazen günde 7’ye kadar günlük gaita sayısı görülebilir. İlk birinci yılın sonunda ise günlük gaita sayısı 2-3 gibidir.
 
Örneğin günde bir kez katı, şekilli dışkılaması olan bir çocuk, 3-4 kez veya çok daha fazla dışkılıyorsa veya dışkı cıvıklaşmış, su gibiyse ya da sümüksü olmuşsa ishalden bahsedebiliriz.
Ancak yeni doğan bebekler özellikle anne sütü alan bebeklerde dışkılama her emme sonrası olabilir ve normaldir. Ancak bebeğinizin dışkısı eğer normalden daha suluysa ve çok daha sık dışkılıyorsa bebeğiniz ishal olmuş demektir.”

Yaz ishallerinin nedenleri nelerdir?

İshalin pek çok nedeni olduğunu bildiren Dr. Almacıoğlu, bunları şöyle sıraladı:
 
“İshal nedenlerinin başında mikrobik ishaller gelmektedir ve yaz ishalleri bu grupta bulunmaktadır. Mikrobik durumlar dışında aşırı yemek yeme, aşırı şekerli gıdalar tüketme, antibiyotik ve çeşitli ilaçlar, aşırı ve ani ısı değişimleri, heyecanlanma, korku, üzüntü, stres gibi duygusal durumlar, bazı hormon, alerji ve mide bağırsak hastalıkları, bağırsak veya bağırsak komşuluğunda ortaya çıkan tümöral durumlar ishale neden olabilir.”
 
Mikrobik ishallere bakteriler, virüsler ve parazitlerin neden olabildiğinin altını çizen Dr. Almacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Virüslerden en sık görülenleri Rotavirüs, adenovirüs, norwalk-like virüs ve astrovirüslerdir. Rotavirüs çocukluk çağında görülen en sık ishal nedenlerinden biridir. Bebek ve çocuklarda hastaneye yatırılmayı gerektiren ishal ataklarının yüzde 50’sini oluşturur. Aynı zamanda çocuk bakım evlerindeki salgınların en sık görülen nedenlerindendir.
 
İshal başlamadan önceki birkaç gün ve ishal başladıktan sonraki 10 gün boyunca bulaştırıcılık devam eder. Korunmada genel önlemler ve sık el yıkama önerilmektedir. Ayrıca aşısı bulunmakta ve ilerleyen dönemlerde rutin aşılama programına girmesi planlanmaktadır.”
 
İshale neden olan çok sayıda bakteri bulunduğuna dikkati çeken Dr. Almacıoğlu, hastalık oluşumunu şöyle anlattı:
 
“Yiyecek ve içecek üzerinde çoğalması sırasında açığa çıkan toksinin hazır alınması ile hastalık oluşur. Buna karşılık besinle alınan bakteri bağırsak içinde çoğalıyor ve bağırsak duvarına giriş yapıyorsa dizanteri tablosuna neden olur. Özellikle Shigella türlerine bağlı oluşan ishal tablosuna basilli dizanteri denir. Veya bağırsakta çoğalırken saldığı toksinle hastalık yapıyorsa bol sulu ishallere neden olur. Parazitler grubundan en sık ishale neden olanlar ‘E.histolica’ amipli dizanteri ve ‘G.intestinalis’ giardiazisdir.”

Yaz ishalleri nasıl ortaya çıkar?

Yaz aylarında sıcaklıkların artışı ile birlikte daha fazla su tüketildiğini anımsatan Dr. Almacıoğlu, ishalin ortaya çıkış nedenlerini şöyle açıkladı:
 
“Bir grup talihsiz çocuk yeterince temiz olmayan, mikroplu su içerek veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzeleri yiyerek ishale yakalanır. Bazen insanlar ishalle birlikte bu mikropları dışkıları ile çevreye yayabilir. Dışkıyla bulaşmış ellerin ağıza götürülmesi sonucu da ishal oluşabilir. Her zaman kullanılan suların sağlıklı olup olmadığını bilmek mümkün olmaz. Doğada, özellikle insan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sularda yaşayan, ishal nedeni olabilecek çeşitli mikroplar bulunmaktadır. Bunlar özellikle durgun sularda, kanalizasyonun karıştığı sularda, iyi ilaçlanmamış içme ve kullanma sularında, özellikle yaz aylarında uzun süre canlı kalarak çoğalır.
 
Bu suların içilmesi, sıcak ortamda beklemiş gıdaların, örneğin çiğ sebzelerle hazırlanmış salataların ve meyvelerin tüketilmesi sonucu ishal yapan mikroplar, ağız yoluyla alınarak insanların bağırsaklarına ulaşır. Bu mikropların bazıları salgıladıkları toksin denilen zehirli maddelerin etkisiyle bir kısmı ise bağırsak duvarında iltihap oluşturarak hem bağırsak hareketlerini artırır hem de bağırsağa su ve iltihabi hücrelerin geçişine neden olur.”

Besin zehirlenmesi bu durumdan farklı mıdır?

Besin zehirlenmesi belirtilerine değinen Dr. Almacıoğlu,  “Alınan gıdada bakteri üremesi sonucu oluşan toksinlerin veya gıdayla alınan mikropların bağırsakta üreyerek oluşturduğu toksinlerin etkisiyle sindirim sisteminde kusma, ishal, karın ağrısı ya da sinir sisteminde kas güçsüzlüğü, halsizlik, şuur kaybı gibi belirtilere neden olan akut seyirli hastalıklardır. Genel olarak bu tabloda ateş görülmez ancak bazı ağır vakalar da eşlik edebilir” diyerek, belirtiler konusunda uyardı.

Özellikle tüketirken dikkat edilmesi gereken gıdalar nelerdir?

Günlük olarak tüketilen birçok gıdanın uygun saklama koşulları sağlanmadığı takdirde ishale neden olabileceğini anlatan Dr. Almacıoğlu, bunların başında kirli suların geldiğini belirtti.
 
Gıdaların ve gıdaların hazırlama süreçlerinin dikkat edilmediği takdirde sağlık sorunlarına neden olabileceğini kaydeden Dr. Almacıoğlu, şu bilgileri verdi: “Et ve sakatatlar özellikle hazırlanma sürecinde kirli eller ve kirli bıçak, kap kullanımı ile kıyma et sıcaklarda hızla bozulur. Ayrıca işlemden geçirilmiş et ürünlerinin (sucuk, pastırma, salam, sosis konserve, et suyu) saklama koşullarına dikkat edilmesi gerekir. Kümes hayvanlarının eti ve yumurtası yaz aylarında riskli gıdalar grubundadır. Özellikle ateşte bütün halinde kızartılmış tavuk eti risklidir. Kaynatılmamış süt, uygun koşullarda hazırlanmamış ve saklanmamış, kremalı pasta, dondurma, sütlaç gibi süt ve süt ürünleri, uzun süre beklemiş pirinç pilavı, makarna, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler, salatalar, patates veya yumurta salatası, mayonez, kuru fasulye, baklagiller, iyi pişirilmemiş deniz ürünleri, kabuklu deniz ürünleri diğer riskli gıdalara örnektir.”

Yaz ishallerinin belirtileri nelerdir?

Gastroenterit olarak adlandırılan mide ve ince bağırsağın birlikte iltihaplanması durumunun iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi yakınmalarla seyreden klinik bir tablo olduğunu dile getiren Dr. Almacıoğlu, belirtilerin değinerek, şunları kaydetti: “Belirtiler ince bağırsak ve kalın bağırsakta ishal oluşması durumuna göre değişir. İnce bağırsak tipi ishalde bol miktarda ve sulu, sıklıkça az (günde 3-4 kez) dışkılamadır. Kalın bağırsak tipi ishalde ise az miktarda sık sık (günde 10-20 kez) dışkılamadır. Bazen ise ikisi birlikte görülebilir ve enterokolit dediğimiz ince ve kalın bağırsak mukozasını aynı anda tutan ve genellikle bulantı-kusmanın eşlik etmediği, ateş, karın ağrısı ve ishalin baskın olduğu klinik tablodur. Dizanteri dediğimiz özel bir grup hastalık tablosu olup kramp şeklinde karın ağrısı, kanlı, mukuslu, sık sık ve az dışkılamayla seyreden klinik tablodur.
 
Yaz ishallerinde en önemli belirti dışkılama sayısının artması, dışkı kıvamı ve içeriğinin değişmesidir. Dışkı, sulu, püre kıvamında olabileceği gibi, sümüklü, iltihaplı veya su gibi olabilir. İshalle birlikte görülebilen diğer belirtiler karın ağrısı, karında kazınma hissi, bazen bulantı ve kusma, iltihabi durumlarda bunlarla birlikte ateş görülebilir. Bazı etkenler ise halsizlik, kas güçsüzlüğü, yürüme bozukluğu, şuur bulanıklığı gibi belirtilere neden olabilirler.”

Hangi durumlar tehlikelidir?

‘Vücutta su kaybı’ olarak tanımlanabilen ‘Dehidratasyon’ tablosunun ishalde ortaya çıkan en önemli sorunlardan birisi olduğunu anlatan Dr. Almacıoğlu, ishal ve kusma sonucu gelişen su kaybının vücudun elektrolit (tuz ve mineral) dengesini bozabileceğini söyledi.
 
“Vücuttaki su kaybının hafif geliştiğini gösteren belirti hastanın susamış olmasıdır” diyen Dr. Almacıoğlu, “Vücutta su kaybı arttıkça susamışlığın yanı sıra dudak ve ağız kuruluğu, uykuya meyil, gözyaşında azalma veya gözyaşının gelmeyişi, göz kürelerinde çökme, nabızda hızlanma, el ve ayaklarda soğukluk, derin veya hızlı solunum, idrar miktarında azalma olabilir. Ağır su kaybı tablosunda ise bu belirtilere ilaveten dalgınlık, kan basıncında düşme, hiç idrar çıkarmama ve şok görülebilir” ifadelerini kullandı.

Çocuklar ishal olunca ne yapılmalıdır?

Çocuk ve bebeklerin ishal olması durumunda öncelikle vücuttan dışkı ve kusma ile atılan sıvının telafi edilmesi gerektiğine dikkati çeken Dr. Almacıoğlu, şunları anlattı:
“Bunun için bir litre kaynatılıp soğutulmuş suya bir çorba kaşığı şeker, bir tatlı kaşığı sofra tuzu ve bir çay kaşığı karbonat konularak karıştırılır, içirilebildiği kadar sık aralıklarla içirilir. İçemeyen, kusan çocuklar ve içebilen ancak ishali 24 saatten fazla devam eden çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanına başvurularak muayene ve tetkik olunması gerekir. Çünkü farkında olmadan dışkı yoluyla çevreye mikrop bulaştırabilir, ayrıca ishalin tedavisiz kalarak daha ciddi sağlık problemlerine yol açmasına neden olunabilir.”

Sağlık kuruluşunda neler yapılacaktır?

İshalin teşhis ve tedavisi için sağlık kuruluşunda yapılacak tetkikler hakkında da bilgi veren Dr. Almacıoğlu, şunları söyledi: 
 
“Şüphelenilen su ve gıdaların olup olmadığı, bunların ne zaman tüketildiği, ishalin ne zaman başladığı, karın ağrısı, ateş, dışkıda iltihap ve/veya kan olup olmadığı, yakınımızda başka hastaların olup olmadığı sorulacak; muayenenin ardından dışkı tahlili ve kültürü, kan sayımı ve gerekirse diğer kan tetkikleri istenecektir. Tüm verilere göre Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı tedaviye karar verecektir. Özellikle beslenmesi bozulmuş, sıvı tüketemeyen, her yediğini kusan, aşırı halsizliği olan, şiddetli ateşi olan veya bu şikâyetleri olmadan laboratuvar tetkiklerinde ciddi hastalık bulguları olan çocukların yatırılarak tedavi edilmesi gerekir.”

İshal diyeti nasıldır?

İshali olan çocukların iyileşene kadar posasız ve yağsız gıdalar alması gerektiğine vurgu yapan Dr. Almacıoğlu, bu süreçte sebze, meyve, kuru yemiş, çikolata, kızartma gibi gıdaların tüketilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
 
Yağsız makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte gibi yiyeceklerin tüketilebileceğini kaydeden Dr. Almacıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bol miktarda sıvı alınmalı. Özellikle yoğurt ve ayran tüketimi desteklenmeli. İshal sırasında çocukları aç bırakmanın yanlış ve zararlı uygulama olduğu unutulmamalı. Anne sütü, ishalde bebekler için en önemli koruyucu ve tedavi edici besindir. Anne sütü almayan bebekler ishale çabuk yakalanır. Bebeklerde ishal durumunda mutlaka anne sütüne devam edilmesi ve bebeklerin daha sık emzirilmesi gerekir.”

Yaz ishallerinden korunma yolları nelerdir?

  • İlk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerde klasik olarak amipli dizanteri görülmez.
  • Emzik, diş kaşıyıcı ve oyuncakların temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Bebekler özellikle ilk aylarında kaynamış ılımış su ile banyo yaptırılmalıdır.
  • Aşılar zamanında yapılmalıdır.
  • Temizliğinden emin olunmayan havuza ve denize girilmemelidir.
  • Kişisel hijyene dikkat edilmeli ve eller sık sık yıkanmalıdır.
  • Musluk suları ve menşei bilinmeyen sular tüketilmemelidir.
  • İçerisine buz konulmuş içeceklerin de enfeksiyon kaynağı olabileceği unutulmamalıdır.
  • Çiğ sebzelerle hazırlanmış salata ve meyvelerin tüketiminde dikkatli olunmalıdır.
  • Kabuğu soyulabilen gıdalar soyularak, soyulamayanlar ise iyice yıkanarak yenmelidir.
  • Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir.
  • Paketlenmiş gıdaların üzerindeki son kullanma tarihine dikkat edilmelidir.
  • Gıdaların taşınmasında gerekli soğuk zinciri kurallarına uyulduğundan emin olunmalıdır.

SANKO Üniversitesi Hastanesi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2022-07-01 13:03:48