Erken evre kolon ve rektum (Kalın bağırsak) kanseri, bitişik organların, lenf düğümlerinin veya uzak organ tutulumu olmaksızın tamamen cerrahi olarak çıkarılabilen kolon kanseri olarak tanımlanabilir. Kolon ve rektum kalın bağırsağın bütünüdür. Rektum, kalın bağırsağın anüse kadar olan son 15 cm’sidir.
Kolorektal kanser, tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturan dünya çapında en yaygın üçüncü kanserdir. Dünya çapında kansere bağlı ölümlerde ikinci sıradadır.
En yaygın belirtiler olarak bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (Kabızlık vb.), karın ağrısı, bulantı, anemiye bağlı yorgunluk-halsizlik, siyah renkli veya kanlı dışkılama, kilo kaybı şikayetlerini sayabiliriz.
Genellikle belirgin şikayet yoktur. Bazen dışkıda gizli kan pozitifliği olabilir. Bir kişide kolon kanseri risk faktörleri yoksa, 50 yaşından sonra tarama amaçlı kolonoskopi önerilmektedir.
Kolon kanserden şüphelendiğinde genellikle kolonoskopi ile anüsten girilerek tüm kalın bağırsak içi görüntülenmesi sağlanır. Bu işlem anestezi altında güvenle uygulanmaktadır. Bir kanser dokusu görüldüğünde bunu doğrulamak için biyopsi yapılır.
Kolon kanseri teşhis edildiğinde, bir sonraki adım evreleme yapmaktır. Evrelemenin amacı bir kanserin saldırganlığını ve yaygınlığını tanımlamak ve tedavi şeklini belirlemek için yapılır. Fiziksel muayenede kanser yayılımı belirtileri olabilir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması veya Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) yapılması, PET görüntüleme çevre ve uzak organlara yayılımı gösterebilir. Ameliyat sonrası patolojinin mikroskop altında incelenmesi ile yaygınlığı netlik kazanır.
Kolon kanser aşamaları genel hatlarıyla:
Evre 1: Kanser dokusunun bağırsak duvarının tamamını istila etmediğini
Evre 2: Kanserin bağırsak duvarının tüm duvarını istila ettiğini
Evre 3: Kanserin bağırsak duvarının tutulumuna bakılmaksızın lenf düğümlerini istila ettiğini
Evre IV: Kanserin karaciğer veya akciğerler gibi uzak organlara yayılmış yani metastaz yaptığını gösterir.
Evre 1 ve 2; hastalık erken evre (Lokal) kolorektal kanserler olarak adlandırılır ve ameliyatla tamamen tedavi edilebilir.
Evre 2 de bazı parametreler olması durumunda veya evre 3 hastalıkta cerrahi tedaviye muhakkak medikal onkolojik tedavi (Kemoterapi) eşlik etmektedir. Evre 4 ileri kolorektal kanser genellikle kemoterapi ile tedavi edilir.
Bazı hastalar, özellikle bağırsak tıkanması varsa, metastatik hastalığın tedavisinden önce, bağırsaktaki tümörün çıkarılması veya bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılması ameliyatları yapılabilir.
Erken evre kolon kanserinin ilk tedavisi cerrahidir.
Ameliyat sırasında kolon ve çevresindeki dokuların kanserli kısmı çıkarılır. Bu çevre doku içindeki lenf bezi düğümleri, kanserin kolonun ötesine yayılıp yayılmadığını belirlemek için patolojiye incelemeye gönderilir.
Çoğu insanda, kolonun iki ucu, kanserli dokular çıkarıldıktan hemen sonra yeniden birbirine bağlanabilir. Bu yapılabilirse makat aracılığıyla normal dışkılamaya devam edilir.
Diğer durumlarda, kolon ilk ameliyat sırasında yeniden birbirine bağlanamaz. Bu, cerrahın yeniden bağlantının başarısız olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşündüğü veya iyileşmek için zamana ihtiyaç duyulduğu durumunda yapılır. Eğer bu gerçekleşirse, cerrah kolonu (ve bazen ince bağırsağı) karın duvarına ağızlaştırır (Ostomi). Bağırsak içeriğini toplamak için ostominin üzerine bir torba takılır. Ostomi genellikle geçicidir. Kolonun iki ucu genellikle kemoterapi tamamlandıktan sonra veya birkaç ay sonra yeniden bağlanabilir. Diğer durumlarda, kolostomiye kalıcı olarak ihtiyacınız olacaktır.
Rutin taramada dışkıda gizli kan pozitifliği ve anemi durumlarında sebebinin araştırılması önemlidir. Makattan kan gelmesi de üzerinde durulması gereken bir belirtidir. Bu tip şikayetlerde muhakkak hekime başvurmak gereklidir.
Kolonoskopiyle tarama ve poliplerin çıkarılması, özellikle klinik tarama ve kontrollerde kolon kanseri için genel riski azaltmada etkili olduğu kanıtlanmıştır. Kolonoskopi, kötü huylu kolon poliplerinin veya erken evre kolon kanserlerinin çıkarılmasından sonra, uzun süreli takiplerde şikayetsiz seyreden riskli adenomların ve nüks eden erken evre kanserlerin tespit edilmesinde de rol oynar.
Kolon kanseri olan kişilerin aileleri de kolorektal kanser riski açısından bilinçli olmalıdır. 60 yaşından önce kolorektal kanser ya da polipler olan bir ebeveyne, kardeş ya da çocuğa sahipseniz ya da herhangi bir yaşta tanı konulan iki akrabanız varsa, kolon kanseri için daha erken taramaya (Ortalama 40 yaşından itibaren) başlamalısınız.
Bazı genetik rahatsızlıklar kolon kanseri riskini artırır. En yaygın durumlar arasında Lynch sendromu (Kalıtsal nonpolipoliz kolon kanseri) ile ailesel adenomatöz polipozis (FAP) sayılabilir.
Kolon kanseriyle ilgili güçlü bir aile öyküsü varsa (İki veya daha yakın akraba), genetik danışmanlık ve olası genetik test ihtiyacı doğabilir. Genetik test sonuçları sizin ve ailenizin tedaviye veya daha yakın gözetime ihtiyaç duyup duymadığınızı belirlemenize yardımcı olacaktır.
Son zamanlarda çevrenizde mide kanseri geçiren birini duydunuz mu? Belki bir akrabanız, belki de bir komşunuz vb. Çünkü mide kanseri ülkemizde de dünyada da hala ciddi bir sağlık sorunu. Ne yazık ki genellikle geç fark ediliyor. Ama iyi haber şu ki; mide kanseri erken evrede tanı konulduğunda tedavi edilebilen bir hastalıktır.
En basit haliyle, mide kanseri midenin iç yüzeyini kaplayan hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu meydana gelir. Tıpta en çok görülen tipi "adenokarsinom"dur. Ama isimlerin karışık olması önemli değil, önemli olan bizim için farkında olmak.
Mide kanseri sinsidir. Yani uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Pek çok kişi yıllarca mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık vb. şikâyetleri "basit gastrit" ya da "stresten oluyor" diye geçiştirir. Ama bu şikâyetler sürekli hale geldiyse, hele ki yeni başlamışsa, bir doktor kontrolü şarttır.
Her mide ağrısı kanser demek değildir elbette. Ama bazı belirtiler dikkat çekici olabilir:
Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülür ama süreklilik gösteriyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Özellikle 40 yaş üzerindeyseniz, risk faktörlerine sahipseniz ve bu belirtiler bir süredir varsa, bir gastroenteroloji uzmanına görünmenin tam zamanı olabilir.
Bazı insanların mide kanserine yakalanma riski diğerlerine göre daha yüksektir.
Aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçı sizde varsa, dikkatli olmanızda fayda var:
Yani genetik faktörler kadar yaşam tarzı da işin içinde. Bu da bize şunu gösteriyor: Hayat tarzımızda yapacağımız olumlu değişiklikler ile riskimizi azaltmak elimizde!
Mide kanserinde erken teşhis, neredeyse hayat ile ölüm arasındaki farkı belirler. Erken evrede yakalanan hastalarda tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkabiliyor. Ama geç tanı konulursa, hastalık mide dışına yayılabiliyor ve tedavi süreci daha zorlaşıyor.
Peki erken teşhis nasıl olur? Cevap; endoskopi.
Endoskopi, halk arasında "kamera ile mideye bakma" olarak bilinir. Ucunda ışıklı kamera olan ince bir tüp yardımıyla yemek borusundan mideye girilir ve midenin iç yüzeyi detaylıca incelenir. Gerekirse şüpheli alanlardan küçük parçalar (Biyopsi) alınır. Bu işlem kısa sürer, ağrısızdır ve genellikle hastanede yatış gerekmez.
Özellikle 40 yaş sonrası mide şikâyeti olanlara, ailesinde mide kanseri öyküsü bulunanlara ve risk grubundakilere önerilir.
Mide kanseri tedavisi, hastalığın evresine göre planlanır. Erken evrede tespit edilen küçük tümörler endoskopik yöntemlerle bile alınabilir.
Ama hastalık ilerlediyse:
Tedavi süreci genellikle bir ekip işidir. Cerrah, onkolog, gastroenterolog, diyetisyen ve psikolojik destek ekipleri bu süreci birlikte yürütür.
Kesinlikle evet! Her hastalıkta olduğu gibi, mide kanserinde de korunmak tedavi kadar önemlidir.
İşte mide kanserinden korunmak için yapabilecekleriniz:
Mide kanseri korkutucu olabilir, evet. Ama bilin ki bu hastalıkla mücadelede en büyük silahımız farkındalık ve erken tanıdır. Kendi sağlığımızın sorumluluğunu almak hem kendimize hem sevdiklerimize yapacağımız en büyük iyiliktir.
Unutmayın: "Erken teşhis hayat kurtarır." Midenizin sesini dinleyin, bedeninizi ihmal etmeyin.
Güncelleme Tarihi:2025-05-20 08:26:05
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.
GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ
Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme
Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.
Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları
Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.
Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.
Kişisel Verilerin Aktarılması
Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;
Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri
Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;
(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”
Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız
6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;
Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı
Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.
6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;
BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ